s

Manifest – Tralala incelemesi: Batıramayacak kadar büyümek | Kısaçalar #42

Bu hafta yetenekli ve kıymetli kızlarımız Manifest'in “globale açıldığı” yeni İngilizce şarkısı Tralala'ya değineceğiz. Başlayalım. Karşımıza ilk olarak INJI'nin bir demosu olarak çıkan Tralala, Manifest'in aşina olduğumuz birçok hit parçasının da aranjör/prodüktörleri Elber Tutkus ve Özcan 'justsayin' Sayın'a emanet edilmiş. Sonuç elbette 'iyi'. Zira şunu vurgulamak gerekiyor; Manifest gibi bir proje (hazır global sahneye de açılmışken ben de İngilizce bir tabir kullanayım) “too big to fail” oluyor bir noktadan sonra. Velhasıl amiyane tabirle “batırmak” için bir sürü şeyin yanlış gitmesi gerekiyor. Bu arada “batırmak” aynı zamanda artistik kararların grup üyeleri ya da tek bir şarkıcı-söz yazarı tarafından tamamen bağımsız alındığı ortamlarda daha muhtemel. Elbette aynı şekilde çığır açmak da... Bu bağlamda Tralala'nın günün sonunda 10 üzerinden 6.0-6.5'lik “iyi” bir şarkı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Şarkıyı benim için iyi yapan detayların en başında kızlar geliyor. Enerjileri, genel performansları, sahne duruşları (presence), sözler çok zor olmasa da İngilizceleri gayet başarılı. Temel problemler biraz klipte (tamam yani tema "bad luck", nazar, maşallah da çok çok az bilinen "gece ağır bir şey kaldırılmaz" göndermesi için Sueda'ya halter kaldırtmak şart mıydı yani?) ve asıl önemlisi şarkısının kendisinde. Global sahneye açılırken INJI ile çalışmak anlaşılabilir. Kızların finalinde Manifest'i oluşturduğu Big 5'da INJI'nin patlamasını yaptığı Bellydancing (a.k.a. “abi göbek atalım”) de bir performans haftasında işlenmişti. Dirsek teması -daha önceki tanışıklıkları bilemem ancak- o dönemlere dayanıyor gibi. INJI ile çalışmak şu yönden bir avantaj zira kendisi Amerikan müzik sahnesine ve alternatif pop trendlerine hakim bir Türk. Dolayısıyla şarkının sözlerinde buralardan Batı'ya açılmaya çalışırken kullanılan klişeler yok. Bu çok iyi. Şarkının kendine has klişesi ise New York, Paris, Londra, Berlin gibi şehirlerde ve “multikulti” ortamlarda yaşayan tasasız ya da başka tasalara sahip gençliğin klişeleri...

ÇOK ÇOK KISA BİR HORON DA NEYİN NESİ?

Bu 'multikulti'liği yine INJI üzerinden bir örnekle tanımlayalım. Bellydancing'de “göbek atalım” falan dendikten sonra “Let's go Mariachi” ile şarkı bir anda Meksika havalarına bağlanıyor. Bu çalışır çünkü INJI'nin hitap ve icra ettiği tarz böyle. Öte yandan bizim Batı'ya açılma klişelerimiz de tahmin edileceği üzere Türk prodüktörlerin dokunduğu yerde minik de olsa karşımıza çıkıyor! Tralala'da sonlara doğru dans bölümünde Zeynep'in solosundaki “otantik” ögeler ve “çok kısa bir horon”la bu klişe kendisini gösteriyor.

MANİFESTİVAL'İN EN ZAYIF HALKASI OLURDU

Şarkının problemine geri dönelim. INJI şarkılarında gördüğümüz bir sorun bu. Birtakım “catchy” sözler, “catchy” bir bölüm hep mevcut. Bu bölüm nakarat olmak zorunda değil. Fakat TikTok ve Reels için biçilmiş kaftan olan bu bölüm haricinde INJI şarkıları pek de bir şey vadetmiyor.Naçizane aynı durumun Tralala'da da var olduğunu düşünüyorum. Şarkıdaki kesinlikle viral olacak “Can't get your eyes off my, um, tra-la-la / Look like an angel, God bless, maşallah, mm-mm / I move to the beat, it goes dum-da-ra-ra / Can't get your eyes off my / Can't get your eyes off my”bölümü kendi başına gayet kulağa takılıyor, dile dolanıyor fakat bu güçlü bir nakarat değil. Şunu tekrar vurgulamakta fayda var. Kendi başına güçlü bir part bu fakat verse'ten sonra şarkıyı parlatacak ve patlatacak güçlü bir nakarat değil. Bu "iyi fikrin" etrafına şarkı eklemlenmiş gibi hissettim.Güçlü nakarat ile ne kastettiğime örnekler verelim değil mi? Snap, Arıyo, KTS, Hileli, Toz Pembe, Daha İyi, Rüya... Bunlar aklıma bir çırpıda gelen canavar gibi nakaratlara sahip Manifest şarkıları. Zira nakaratın gücü, bizi o noktaya getiren build-up'ta yatıyor. Bu noktada şunu söylemek durumundayım; Tralala, Manifestival albümünün bir parçası olsaydı muhtemelen albümün en geri planda kalan şarkısı olurdu.

Kapatırken şunu tekrar hatırlatayım; bu yazı yayınlandığında 10 milyon görüntülenmeyi aşmış olacak klibiyle Tralala mutlaka bir fırtına yaratacaktır. Kızların “global sahneye” açılma serüvenlerinde sevenlerine büyük bir iş düşüyor. Gördüğüm kadarıyla K-pop fanlar lansman izleme pratiklerine daha doğrusu “nöbetlerine” zaten hakim. Sertab Erener ve Tarkan'a kıyasla Manifest'in böyle bir avantajı olduğu açık. Sertab da Tarkan da istedikleri “global etkiyi” yaratamadı. Zamanın ruhu biraz da bu isimleri oldukları yerde seviyordu onun da bu adına başarısızlık diyeceksek bu “başarısızlıkta” etkisi var tabii ancak en temel sebep doğru şarkıları bulamamalarında yatıyor. Bu yüzden ilk paragrafın sonunda naçizane verdiğim puanı hatırlatıp 6.5'lik “yine de iyi” bir INJI şarkısının Manifest'in global sahneye açılma projesi için yeterli olmayacağını söylemek gerek. Umarım Manifest yolculuğunun devamında çok daha iyi şarkılarla karşılaşır.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.